3 Mart 2015 Salı

DEĞİYORMU KAÇIRDIKLARINIZA...

Adam yorgun argın eve döndüğünde 5 yaşındaki çocuğu kapıda beklerken buldu. Çocuk Babasına -baba 1 saatte ne kadar kazanıyorsun ? diye sordu. Zaten yorgun gelen adam -Bu iş senin işin değil diye yanıt verdi.
Bunun üzerine çocuk ;
- Babacığım lütfen bilmek istiyorum diye üsteledi.
Adam
- İlla da bilmek istiyorsan 20 TL diye cevap verdi.
Bunun üzerine çocuk;
-Bana 10 TL borç verebilir misin? diye sordu. Adam iyice sinirlenip
-Benim senin saçma oyuncaklarına veya benzer şeyler,ne ayıracak param yok.Haydı derhal odana git ve kapını kapat. dedi Çocuk sessizce odasına çıkıp kapıyı kapattı. Adam sinirli sinirli bu çocuk nasıl böyle şeylere cesaret eder diye düşündü.
Aradan bir saat geçtikten sonra adam biraz daha sakinleşti ve çocuğa parayı neden istediğini bile sormadığını düşündü , belkide gerçekten lazımdı...
Yukarı çocuğun odasına çıktı ve kapıyı açtı. Yatağında olan çocuğa Uyuyormusun diye sordu çocuk Hayır dedi. -Al bakalım istediğin 10 TL sana az önce sert davrandığım için üzgünüm ama uzun ve yorucu bir gün geçirdim.
Çocuk sevinçle haykırdı -Teşekkür ederim babacığım. Hemen yastığının altındaki buruşuk paraları çıkardı.
Adamın suratına baktı ve yavaşça paraları saydı. Bunu gören adam iyice sinirlenerek -Paran olduğu halde neden benden para istiyorsun? Benim senin saçma oyuncaklarına ayıracak vaktim yokk... diye kızdı.
Çocuk
-Param vardı ama yeterince yoktu dedi ve yüzünde mahçup bir gülücükle paraları babasına uzattı...
-İşte dedi 20 TL Şimdi 1 saatini alabilir miyim? BABACIĞIM"
Ben tam 21 yıldır çalışıyorum. Herkesle aynı nedenlerden dolayı tabiki 14 yaşında başladım çalışmaya. 18 yaşında babamı kaybettim. Çok zordu... İçinizde benimle aynı şeyi yaşayanlar vardır mutlaka sonuçta dünya üzerinde benden çok daha erken yaşlarda anne ve babasını kaybedenler var. Bir insanın bir daha olmayacağını düşünmek çok yıkıcı ama işin daha acıklı yanı yıkılmak gibi bir lüksünzün olmaması Annem ve 3 kardeşim vardı geride birilerinin ayakta kalması gerekiyordu. Asıl acı olan ne biliyor musunuz? Çocuktum çalışmaya başladığımda babam öldüğünde farkettim ki çalışırken ıskalamışım hayatı paylaştığımız anlar neredeyse yoktu... Sözde hayatımı güzelleştirmek için çalışıyordum ama ben çalışırken hayat akıp gidiyordu bana değmeden.
Çalışmayı bıraktımmı tabiki hayır. Para kazanmadığınız zaman eviniz dahi yok yaşadığımız dünyada. Ama -mış gibi bir hayat yaşıyordum. Akrabalarım ailem en özel en önemli zamanlarda ben yoktum.
Sonrasında yıllar sonra yani evlenmeye karar verdim. Ama DOLANDIRILDIM... Evliliğimin 1. ayında 200 BİN TL borca sahiptim ve evlendiğim adam yoktu... Daha çok çalıştım daha az vakit ayırmak zorunda kaldım sevdiklerime. Çünkü hayatıma yeni bir düzen kurayım derken Alt- Üst olmuştu herşey. 2010 da oldu bu olay yıl 2015 herşey rayına oturmaya başladı artık.
Anneme en çok söylediğim şey nedir biliyor musunuz? Kendisi sağlıklı çok şükür ama eninde sonunda vefat edecek ve o zaman yine yaşanmışlıklarımız yarım yamalak olacak yine geçirdiğimiz zaman çok az. Çünkü günün 10 saati hatta daha fazlasını çalışarak geçiriyorum.
Sizce değiyormu bunca yoğun tempoda çalışmak ? Ailenizden sevdiklerinizden çocuğunuzdan eşinizden ayrı kaldığınız sözüm ona onların ve kendi hayatınızın daha iyi olmasını sağlamak için çalışıyoruz ya . Onlarsız geçen zaman buna değiyormu sizce. Ben değmediğini babamın vefatından sonra anlamıştım acı bir şekilde.
Ama seçeneğimde yoktu tabi yaşadığım onca şeyden sonra çalışmalıydım MECBUREN. 2015 başlarında beni hem mutlu eden hemde yıllardır doğru bildiklerimi değiştiren yepyeni bir sektörle tanıştım. Daha çok özel zaman ama daha çok kazanç sağlayan bi sektör. Üstelik sosyalliğiniz üst seviyede. Hem doyumlu bir işiniz oluyor hemde para kazanabiliyorsunuz hayatı ıskalamadan...
Geleceği garanti altına almak 40 küsür yıl çalışarak emekliliği beklemekle olmuyor. Olur diyorsanız eğer etrafınızdaki emeklilere bir bakın derim hepsi en az bir ek iş yapıyor çünkü emekli maaşları yetmiyor. İşte bu nedenle 21. yüzyılda teknoloji çağında hepimiz kendimizi geliştirmeli sorgulamalıyız biz bu teknolojinin neresindeyiz. KENDİMİZ HAYALLERİMİZ için neler yapıyoruz diye . Unutmadan ; " Hayatınızı değiştirebilecek teklifler her zaman davul zurnayla gelmez , bazen fısıldar ve duymamız gerekir." Yoksa -mış gibi bir hayatın içinde sevdiklerimize hasret bir ömür geçirir keşkelerle kalakalırız...
Yorum Gönder