25 Haziran 2013 Salı

MİRAÇ MUCİZESİ -2-

Kaldığımız yerden devam edelim habibi huda'nın mucizevi yolculuğuna ....Zamansız mekansız sözsüz Rabbi ile konuşmasına ve müjdelerine.;
İlahi kelam devam ediyor:
-Git cennetten bir burak seç ve Resulüm var selamımı söyle ve davetimi bildir...
Cebrail aleyhisselam, Cennete giderek kırkbin yıldır bu anı bekleyen "Burak" isimli cennet atını buldu. Beyaz renkteki Burak'ın alnında Kelime-i Tevhid yazılı idi... hayvanı alan büyük melek, bir anda Ümmi Hani'nin evine geldi. bu sırada dışarıda bir köşecikte uykuya mağlup olan Ümmi Hani, hiç bir şeyin farkında değil. içeri giren Cebrail, uykuda olan Sevgili peygamberimiz'in önce usulcacık ayak tabanlarını öptü, sonra mübarek ayaklara yüzünü sürdü ve yastığının kenarına ilişti. Cebrail'in kalbi cennet kafurundan ve kanı olmadığı için dudakları soğuktu. bu soğukluk Resulullah'ı uyandırdı. Hatemül Enbiya, uyanır uyanmaz insan şeklinde gelmiş olan vahiy meleğini tanıdı ve zamansız ziyaretinden doayı telaşlandı:
-Ey bütün mahlukların en mabulü!Ey Peygamberlerin Efendisi! Ey Allah'ın Sevgilisi, iyiller menbaı, üstünlükler sebebi, Nebiyyi muhterem. Ziyaretimden dolayı endişeye kapılma! Hak teala'nın Selamı var. Seni davet ediyor. Bu öyle emsalsiz bir nimet ki daha evvel hiç bir Peygambere nasib olmadı. Lütfen kalk gidelim.
Sevgili Peygamberimiz,kalkıp abdest aldı.
Cebrail aleyhisselam, kainatın efendisine nurdan bir elbise, başına yine nurdan bir sarık giydirdi. Beline yakut bir kemer taktı. Ayaklarına bir çift zümrüt nalın verdikten sonra, üzerinde her biri ülker yıldızı gibi ışıldayan dörtyüz incinin takılı olduğu bir asayı takdim etti.
Muhteşem Peygamber ile en büyük melek el ele tutuşarak Kabe-i Şerife geldiler. Her yer ve herkes uykuda; bir yıldızlar uyanık. Sayısız yıldız, oyun için koşturan çocuklar misali cıvıl cıvıl. Ay, güleç yüzlü bir anne gibi yıldızları vakur ve temkinli uzaktan seyrediyor.
Efendimiz, Beytullah'ı yedi defa tavaf ettikten sonra Hatim adlı yerde bir miktar istirahat ettiler.
Cebrail aleyhisselam, burada mahlukatın en iyisini bir kere daha manevi ameliyata tabi tuttu. Efendimizin göğsünü yararak Kalbini çıkarıp zemzem suyu ile iyice yıkayıp ak-pak ettikten sonra bir altun leğen dolusu hikmet ve marifeti o mübarek kalbe boşalttı. Ve göğüs kapatıldı.
Rıdvan aleyhisselam ismindeki cennet meleği ile Mikail aleyhisselam, İsrafil aleyhisselam ve daha yüzlerce melek bu sırada Cebrail aleyhisselama yardım ediyorlardı.
Resulullah hiç bir acı- sızı işitmedi. ameliyat bitince ayağa kalktı. Cebrail, Burak'ı getirdi ve İsra yani gece yolculuğunun bu binekle olacağını meleklerin yol gözlemekte olduklarını haber verdi.
Sevgili Peygamberimiz, sallallahü aleyhii ve sellem Burak'ı görünce mahzunlaştı ve düşüncelere daldı..
Allahü teâlâ, Cebrail aleyhisselama nida buyurdu:
-Ey Cebrail sor bakalım! Habibim neden mahzunlaştı.
-Ümmetimi fikrediyorum, dedi en büyük Peygamber, ben bu kadar izzet ve ikram görmekteyim, Hizmetime melekler ve cennet atı Burak veriliyor. Uzak mesafeleri bir anda aşacağım. Kıyamet günü ümmetim ne yapacak? Arasat meydanında ve kızgın güneş altında açık baş yalın ayakla elli bin yıl nasıl bekleyecekler; buna nasıl tahammül edecekler ve otuzbin yılda geçilen Sırat köprüsünü onca günühları ile nasıl katedecekler.. Burak'ı görünce bir an bunları düşündüm. Bu sebeple şu en mes'ud zamanda gayri ihtiyari teessüre kapıldım..
Bunun üzerine fermanı ilahi nazil oldu;
-Ey Habibim üzülme! Sana gönderdiğim gibi yolunda giden müminlerin kabirlerine de Burak yollayacağım; Mahşer'e Burak'la gelecek ve Sırat'ı bununla geçecekler. Habibimin ümmeti binlerce senelik zamanı sadece bir ân olarak yaşayacaklar ve hiç bir sıkıntı çekmeyecekler.
Resulullah, Burak4a bindi. Hayvan o kadar hızlı gidiyordu ki bir adımda varılmaz uzaklıktaki ufuklar geride kalıyor. Resullulah, bir ara hayvanı idare için dizginlerini çekecek olduysa da Cebrail aleyhisselam:
-Zahmet etme. O, bu iş için hususi vazifelidir. Gideceği yeri bilmektedir, dedi. İsra/gece yolculuğu esnasında dört ayrı yerde durarak namaz kıldılar. İlk durak Medine-i Münevvere oldu.
Cebrail:
-Burası, Medine şehri, dedi. Yakında buraya göçeceksiniz.
Sonra, Musa aleyhisselam Cenab-ı Hak ile konuştuğu Tur-i Sina'da ve İsa aleyhisselamın doğum yeri Beyt-i Lahm'da namaz kıldılar ve Mescid-i Aksa'ya geldiler; Yani Kudüs'e. Cebrail aleyhisselam, Burak'ın yularını parmağı ile deldiği kayaya bağladı. Bazı Peygamberlerin ruhları insan şeklinde olarak Mescid-i Aksa'da hazırdı. Nur yüzlü, huzur bakışlı, Sevgili Peygamberimiz, nir yüzlü çiçek gülüşlü Peygamberler tarafından karşılanıyor. Cemaatle namaz kılmak için imam olması evvela Âdem aleyhisselama teklif edildi, özür diledi ve Sevgili Peygamberimiz varken imamlık yapmasının mümkün olmadığını beyan etti. Nuh aleyhisselamdan imamlığa geçmesi rica edildi. İnsanlığın ikinci babası da aynı mazereti bildirdi.
İkinci en üstün Peygamber İbrahim Halilullah'a "Siz buyurun" dendi; aynı bahaneyi ileri sürdü. Hazreti Cebrail, Peygamberimize:
-Sen varken kimse imam olmaz, hakikatini arz etti.
Bunun üzerine o mübarek tablo doğdu... Resulullah imam ve bir çok Peygamber, bir çok melek cemaat olduğu halde iki rek'at namaz kılınıyor. Öyle bir namaz ki İslam tarihinin, dünya tarihinin belli başlı dönemeç noktalarından biri...
Dünya dünya olalı böyle bir ibadete şahid olmamış.
Namazdan sonra Cebrail, aziz misafire bir bardak cennet şarabı ve bir bardak süt sundu. Hazreti Peygamber, sütü tercih buyurdular. Cebrail aleyhisselam memnuniyetini dile getirdi.
-İki cihan saadetini seçtin...
Sonra bir kab su ve bir kab bal getirdiler. Yüksek Peygamber ikisini de kabul buyurdular. Hazreti Cebrail buna da sevindi:
-Bal, ümmetinin kıyamete kadar var olacağına; su da bu seçkin ümmetin günahlarının temizleneceğine işarettir.
...İnsanların en hayırlısı ve Peygamberlerin en üstünü, diğer Peygamberlere veda ederek Cebrail ile birlikte sahra'ya geldiler; burada Miraç "yürüyen merdiven" diyebileceğimiz bir vasıta bekliyordu. Miracın diğer ucu tâ asumanda kayboluyor. Meleklerin kullanmalarına mahsus olan bu merdiveni müminler ölürken görecekler.
Yorum Gönder